Esnaf nedir?

El sanatları veya küçük ticaretle geçinen kimselere verilen genel ad. Eskiden esnaf deyince, çok az bir sermaye ile daha çok bedeni faaliyete dayanan işleri yapan kimseler hatıra gelirdiesnaf

1964 Ağustos ayı içinde yürürlüğe giren 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatlar Kanunu esnafı, "İster gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belli bir yerinde sabit bulunsunlar, ticareti sermayesi ile birlikte vücut çalışmalarına dayanarak ve geliri o yer gelenek ve teamülüne nazaran tacir niteliği kazanmasını icab ettirmeyecek mikdarda sınırlı olan" kimseler olarak tarif etmiştir. Ayrıca geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimselerin de esnaftan sayılacağı

hükmedilmiştir.

Esnafların tabi olduğu mecburi hususlar: 507 sayılı kanunla tabi olduğu iş kolunda kurulu derneklere üye olma mecburiyeti getirilmiştir. Aynı kanun, derneğin tarifini, "Esnaf ve küçük sanat sahipleri ile yanlarında çalışanların mesleki, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını gidermek, sanat ve ticaretlerinin mesleki, ahlaki ve kamu yararına uygun, ahenkli ve verimli bir tarzda gelişmesini sağlamak,müşteriler ile aralarındaki münasebetleri düzenlemek amaçları ile kuracakları tüzel kişiliğe haiz ve kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlar" şeklinde yapmıştır.

Esnaf derneklerinin kuruluşları: Aynı yerde ve aynı konuda birden fazla dernek kurulmamak şartıyla en az elli esnafın isteği ve Ticaret Bakanlığının izniyle kurulur. Derneklerin, kurulmadığı ilçe, bucak ve köylerde birlik tarafından Ajanlık tesis etme imkanı da tanınmıştır.

Derneğe üye olma nitelikleri: T.C. uyruklu veya Türkiye’de yabancı uyruklu olmakla beraber sanat ve ticareti yürütmeye izinli bulunmak, medeni hakları kullanma yetkisine sahip bulunmak ve kanunda sayılan diğer niteliklerde esnaf olmak şartı aranmıştır.

Derneğin organları: Genel kurul, yönetim kurulu, denetleme kurulu ve haysiyet divanından müteşekkildir.

Esnaf konfedarasyonu: Esnaf ve küçük sanatkarların birlikleri ve dernekleri arasında kurulan gelişme ve ilerlemeyi sağlamak ve genel olarak bağlı üyelerin çalışmalarını meslek icabı ve memleket menfaatına uygun bir şekilde yürütülmesini düzenlemek ve bu hususta lüzumlu görülecek her türlü tedbir ve teşebbüslerde bulunmak, Ticaret ve sanayi Bakanlıklarınca verilecek vazifeleri yapmakla görevli olan üst kuruluş.

Konfedarasyon, tüzel kişiye sahip tek bir kuruluş olup, hukuki statüsü, Ticaret Bakanlığının tasdiki ile geçerlilik kazanır.

Esnafın tabi olduğu hükümler: 1) Esnaf sayılan kimseler tacir statüsüne tabi değildir. Türk Ticaret Kanunu kimlerin tacir olduğunu, esnaf kapsamına girdiğini şöyle belirlemiştir: "İster gezici olsun, ister bir dükkanda veya muayyen bir yerde sabit bulunsunlar, iktisadi faaliyeti, nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlayamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." 2) Özel hükümle aksi ön görülmedikçe tacir sıfatına bağlı müeyyide ve mükellefiyetler esnaf hakkında söz konusu olmaz. 3) Özellikle esnaf iflasa tabi değildir. 4) Ticari defter tutmaz. 5) İşletmenin ticaret siciline tescil etme mecburiyeti olmadığı gibi ticaret ünvanını tescil ettirmek mecburiyeti de bulunmamaktadır. 6) İşyeri sahibi dahil üç kişi çalışılan işyerlerinde iş kanunu hükümleri de uygulanmaz. Buna bağlı olarak da işçilerle esnaf olan işveren arasındaki hukuki ilişki Borçlar Kanunu hükümlerine tabi tutulur.

Osmanlı İmparatorluğunda, esnaflara ait bazı hususlar: Bunların kazançları ancak geçimini temin edecek kadar olurdu. Tüccar olmayan sanat ve ticaret sahibi kimselerdi. Genellikle sabit olup, seyyarları da vardı. Esnafların toplantı yapmalarına ve işlerinin idaresine mahsus kurumlara "Esnaf Loncaları" denirdi. Esnafların şikayetleriyle ve devletle esnaf arasındaki işlerle meşgul olan esnafın büyüğü için de "Esnaf Şeyhi" tabiri kulanılırdı.

Osmanlı Devleti zamanındaki Esnaf Nizamnamesi’ne ait bazı hükümler: "... ve ekmekçilerin işlediği ekmeğin, içi ve karası olmaya...

Kasaplar, koyunu geceden temizlemeye ve arı (temiz) satalar... ve semizini saklayıp, zaifini boğazlamayalar...

... ve ahçının pişirdiği et, çiğ olmaya ve pak koparalar... ve kasesi ve bezi temiz ola ve kazanı kalaysız, çanakları sırçasız olmaya... ve hizmetkarları kafir olmaya ve bellerinde futaları (önlükleri) temiz ola... ... ve börekçiler de gözlene!.. Hamurları, arı undan ola... Miyanesi soğanlı ola ve koyun etinden gayrı et karıştırmayalar.

Üzüm, incir ve benzeri meyvelerin (onu, on bir) akçaya (% 10 kar ile) satıla... Bahçelerden gelen yemişler, yüzleme olmaya. Üstü nasılsa, altı da öyle ola... pazar yerinden önce satılmaya. Yolda karşılayıp almak isteyeni, muhtesip (belediye görevlisi) tutup, siyaset ede...

... Yoğurtçular da gözlene. Nişasta ve su katmayalar!.. Kaymakçılar, peynirciler, turşucular dahi gözlene. Turşu, sirke ile kurula; kepek ekşisi ile kurulmaya... Helvacılar, pekmezciler, şerbetçiler, hoşafçılar bile gözlene...

... ve terziler, dikmek için aldıkları kaftanları, vaktinde vere... Kemha ve kadife kaftanları 25 akçaya dikeler ve kadın kaftanı (iki kemha yakalı olursa) 30 akçaya dikile ve çocuk kaftanı için, emeklerine

göre alına... İşlenen astar 8 arşından eksik olmaya...

ve ipekçiler de gözlene... Şeritleri, düğmeleri kalp (sahte) olmaya.

Bürüncükçüler, çuhacılar, takiyeciler, atlasçılar dahi gözlene... Altunlu kadifenin, klaptani eksik ve seyrek olmaya..."

Sözlükte "esnaf" ne demek?

1. El zanaatları ya da küçük ticaretle geçinen kimselere verilen genel ad.
2. Kötü yola sapmış olan kadın.
3. Başlıca kaygısı mesleğinin inceliklerini olumsuz yönde, kişisel çıkarı için kullanan (kimse).

Esnaf kelimesinin ingilizcesi

n. tradesman, tradespeople, artisan, handicraftsman, artificer
Köken: Arapça

İlgili olabilecek başlıklar

Esnaf ağzı nedir?
Esnaf loncası nedir?

--Reklam--